2 Aralık 2013 Pazartesi

Kapalıçarşı Cinayeti - Esra Türkekul



Uzun bir süredir Türkiye'den bir yazarımızı okumamıştım. Esra Türkekul'un bu ilk romanı bir polisiye ve ana karakteri bir kadın. Açıkcası bir günde okuyup bitirdiğim bu roman bana akıcı dili ve mizahi anlatım tarzıyla ilaç gibi geldi.

Kahramanımız Berna, aslında hiç de dedektiflik niyeti olmayan, ama turist rehberliği yaparken bir şekilde cinayet soruşturmasına bulaşan, fazla kilolarından dertli, iç sesiyle bol bol küfreden biri. Üstelik bunu tam da bizim günlük yaşantımızda yaptığımız gibi yapıyor. Romanın en güçlü yanı Berna'nın sahiciliği ve doğallığı.

Öte yandan bir Ahmet Ümit veya Emrah Serbes romanında olduğu gibi polisiye yanı güçlü değil. Okuma boyunca asıl odak noktamın Berna'nın iç dünyası, kendisi ve hayatıyla olan hesaplaşmasının olduğunu düşündüm, cinayet ise arka plandaki bir resimden ibaret kaldı benim için. Bu yüzden, romanı bir katil kim heyecanıyla değil, Berna'nın tepkilerini ve insanlarla doğal ilişkilerini keyifle takip etmek için okudum. Polisiye yanını küçümsediğim de düşülmesin, karşımızda basit bir cinayet yok. Oldukça derli toplu bir şekilde tasarlanıp, çözümlenen bir cinayet söz konusu. Sadece benim gibi çok polisiye roman okuyup, polisiye diziler izleyince, doymuşluk hissinin getirdiği bir sonuç sadece.

Polisiye yanından çok beklentiniz olmadan, bizden keyifli bir roman okumak isterseniz, Kapalıçarşı Cinayeti tam size göre.

Yayınevi: Esenkitap

1 yorum:

  1. Kitabı kısa bir süre önce bitirdim. Aynen katılıyorum. Polisiye kurgu arka planda kalsa da sonuna kadar okuttu, güzel vakit geçirdim. Şu ana kadar polisiye yazan kadın yazarlarımız arasındaki en iyi dile sahip olduğunu da söylemem lazım.

    YanıtlaSil